146 Yıllık Tarihin İlk Kadın Vatmanı

Aysun Tecir, kafasına koyduğunu yapan, ‘evinde otur, çocuklarını büyüt’ laflarına kulak asmayan tam bir Karadeniz kadını. Önce otomobil sonra midibüs kullanmaya başlayan ve gözü hep ‘büyük araçlarda’ olan Tecir, 146 yıllık tarihi Karaköy Tüneli’ndeki metronun da ilk kadın vatmanı...

146 Yıllık Tarihin İlk Kadın Vatmanı

Hürriyet’ten Ece Çelik’in haberinde yer alan iki çocuk annesi Aysun Tecir, dünyanın ikinci metrosu olan 146 yıldır Karaköy-Beyoğlu arasında mekik dokuyan Karaköy Tüneli’ndeki metronun ilk kadın vatmanı oldu.

“SİZ BİR ŞEYİ YETER Kİ İSTEYİN HAYAT SİZE YOL AÇIYOR VE EĞER ÇOK ÇALIŞIRSANIZ MUTLAKA BAŞARIYORSUNUZ”

41 yaşındaki Tecir, ilham veren hikâyesini şöyle anlatıyor: “Bizim çevrede genellikle kadınlar evleniyorlar, çocuk yapıyorlar ve kendilerini ev işlerine veriyorlar. Bu hayat bana çocukluğumdan beri hitap etmedi. Araştırmacı bir kişiliğim var, çalışmayı severim. Ortaokuldan sonra henüz 15 yaşındayken bir şirkette çalışmaya başladım. Sonraki yıllarda banyo aksesuarları üzerine çalışan bir şirkette tahsilat bölümünde görev aldım. 10 yıllık çalışma hayatımın ardından eşimle evlenmeye karar verdik. İlk başlarda eşimle çalışmamam üzerine anlaşmıştık. Ancak bu durum benim yapıma ters. Şartlar da zamanla değişiyor. Hani kadınlar böyle kendi aralarında gün yaparlar ya öyle şeyleri de sevmem... Çocuklarımız oldu ben eşimle konuştuğumuz gibi 10 yıl kadar çalışmadım.

ÖNCE OKUL SERVİSİ

‘Eşim iş makinesi operatörü. Onun kullandığı araçlara da çok büyük hevesim vardı. Ehliyetim vardı ama otomobil kullanmıyordum. Önce otomobil kullanmaya başladım. Tek başıma trafiğe çıktım, küçük araç kullanmayı çok sevdim ama daha büyük araç kullanmak istiyordum. Sonra bir gün midibüs kullanan bir kadın gördüm. Acaba ben de yapabilir miyim diye düşünürken resmen işi kendime çekmiş oldum. Bir arkadaşım Umre’ye gidecekmiş. O da anaokulunda servis hostesliği yapıyor. ‘Beni 15 gün idare eder misin?’ dedi. Hosteslikle başladım daha sonra şirket sahibi, ‘Aysun Hanım bizim anaokulu servisini sen çek’ dedi. Halbuki benim o kadar deneyimim yok sadece hevesim var. ‘Yaparsın, yaparsın’ dediler.

SONRA CEZAEVİ SERVİSİ

‘Eşim epey karşı çıktı, bu yapılacak iş değil diyordu ama geldi gördü, ikna ettim. Sonra aynı şirketin sahibi Kartal Cezaevi’ndeki gardiyanları taşıyan servisi çekmemi istedi. Yine ’10 gün idare eder misin?’ diye başladığımız serüven uzun soluklu oldu. Gardiyanlarla iyi anlaşınca benim kalmamı istemişler, ben oranın kalıcı servis şoförü oldum.’

İETT’DE OTOBÜS EĞİTİMİ

Tecir, işini severek yapmaya devam edince, eşine ‘kendi servisimizi kendimiz çekelim’ deyip, bir araç satın almayı teklif ediyor. İki yıl da kendilerinin sahip olduğu servisle çalışmaya devam eden Tecir’in büyük araç tutkusu hiç bitmiyor.

Aysun Tecir, 'Araba büyüdükçe kullanması başka bir zevk başka bir özgüven. Bir gün İETT’de bir kadın şoför gördüm. Yine tıpkı servis şoförü gördüğüm zamandaki gibi ben de yapabilir miyim acaba diye düşündüm. İBB’deki iş ilanlarına başvurdum. Benim için maddiyat ikinci sırada yer alıyor. Bir işi severek yapmanın keyfi başka bir şey. Üç ay İETT otobüsü kullanma eğitimi aldım.’

watman-2.jpg

VE VATMANLIK TEKLİFİ

‘Eğitimler bittikten sonra hocalarım bana ‘Vatman olur musun?’ dediler. Hiç aklımda yoktu ama işin içine girince onun da ne kadar farklı bir dünya olduğunu öğrendim. Teknik eğitimler aldık. Şoförlükten epey farklı bir şey. Ayna kontrolü, yolcu güvenliği çok önemli. Tünelde koşa koşa binmeye çalışanlar, kapıyı açık tutup arkadaşı için aracı bekletmek isteyenler oluyor. Hiç kimseyi tehlikeye atmadan çalışmak gerekiyor.’

BENİ GÖREN ÖNCE ŞAŞIRIYOR

Şoförlükle vatmanlığın farkları neler sizin için?” soruma da Tecir şu karşılığı veriyor:

 ‘Servis çekerken her gün aynı yolcuları taşıyordum. Burada her gün yüzlerce yolcuyu taşıyorum. İnsanlar iki günlük yolculukta hayatlarından parçalar anlatıyorlar. 3 ay eğitim aldım, 2 aydır çalışıyorum. Daha 5 ayda ne insanlar gördüm ne hikâyeler duydum bir bilseniz... Erkek vatmana alışık olanlar beni görünce şaşırıyor, gülümsüyor, onaylama işareti yapıyor. Güzel bir ortam var, şoförlükten daha farklı, vatmanlığın farklı bir keyfi var. Burada çalışmak benim için bir hayalin gerçekleşmesi. Bizim gibi toplumlarda yaşayan kadınların bir şeyleri başarması kolay değil. Çok sayıda şeye karşı koyarak yol alıyorsunuz. Bu noktaya gelmek için çok sayıda ehliyet ve eğitim aldım, emek verdim. Uzun yıllar bu görevde kalmayı düşünüyorum.’

EVDE DE ROL MODEL

Aysun Tecir’in 10 yıl sonra tekrar iş hayatına dönmesi evdeki dinamikleri de etkilemiş: “Çocuklar açısından zor bir dönemdi, çünkü oğlum 7 kızım 11 yaşındaydı. Ben işe başlayınca kızıma kardeşini okuldan alma görevi düştü, evdeki herkesin ev içi sorumlulukları arttı. Olabildiğince ev işlerine yetişmeye çalışıyordum ama onlara da görevler düşüyordu tabii... Benim annem de ben çocukken çalışıyordu. Daha bilinçli, ayakları yere basan çocuklar yetiştirmek için annenin çalışmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Büyürken kafalarında çalışan bir anne modeli oluyor.”

100 YIL ÖNCE DE CESURDUK

Tarihi Karaköy Tüneli’nde sizce neden ilk kez kadın vatman görev alıyor, neden bu kadar beklenmiş?” diye soruyorum. Tecir yanıtlıyor: ‘Eski yıllarda kadınların bu tip meslekleri yapmasına kimse alışık değildi. Ben şoförlüğe başladığımda da şu anda da herkes şaşırıyor. Ama artık her şeyi yapıyoruz. Kadınların özgüveni arttı. Kurumların kadınlara güveni arttı. Örneğin ben servis çekerken öyle velilerim vardı ki şoför olarak sadece bana güvenir, çocuklarını emanet ederlerdi. Aslında biz Sabiha Gökçen’lerin Nene Hatun’ların torunlarıyız. Bizden 100 yıl önce de cesur kadınlar vardı. Sanki bir nesli bilerek, geride tuttular. ‘Kadın yapamaz’ diye inandırdılar. Ancak şimdiki neslin gözü çok açık, hiçbir baskıya boyun eğmez. Kadın kadına çok büyük cesaret veriyor. Ben eğer servis şoförlüğü yapan bir kadını görmeseydim belki de hiç bu işlere başlamayacaktım.’

TARİHİN İÇİNDEYİM

'Tarihi bir ortamda çalışmak benim ayrıca şansım oldu. Burası çok güzel bir durak, buram buram tarih kokuyor. Kartal’da yaşıyorum. Hayatım o bölgede geçti. Burada görev alınca anladım ki gerçek İstanbul buralarmış, tarih buralardaymış. Çift vardiya çalışıyoruz. Sabah vardiyası 06.30’da başlıyor. Dönüşte vapurla dönmeyi, Sirkeci’yi dolaşarak eve dönmeyi tercih ediyorum. Çocuklarımı da hafta sonları buralara getirmeye, tarihi yerleri göstermeye başladım.'

HEDEF KEPÇE OPERATÖRLÜĞÜ

Halen Anadolu Üniversi’nde Halkla İlişkiler Bölümü’nde de okuyan Tecir, “Yeni hedefim buradaki görevime devam ederken kepçe operatörü olmak. Gerekli sertifikaları almayı planlıyorum. Bir yandan da üniversite okuyorum. Araştırınca, çalışınca, yaşama güzel yanından bakınca hayat güzel” diyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.